CHP Sözcüsü Zeynel Emre, mutlak butlan kararıyla göreve gelen yönetimin 26 seçilmiş il başkanını görevden aldığını ancak yalnızca 6 ilde atama yapabildiğini belirterek sürece sert tepki gösterdi. Emre, Manisa ve Eskişehir başta olmak üzere birçok ilde il başkanlığı tekliflerinin kabul edilmediğini söyledi.
Görevden almalar ve il başkanlığı tartışması
Emre, görevden alınan il başkanlarının parti hukuku açısından herhangi bir sorun taşımadığını savunarak şu ifadeleri kullandı:
"Geçtiğimiz hafta yine, geçtiğimiz günlerde yine antidemokratik bir şekilde 26 seçilmiş il başkanımızı görevden aldılar. Bakın, bu 26 il başkanının parti hukuku açısından suçlanabilecek hiçbir şeyi yok. Bu insanlar daha geçen sene olağan kongre sürecinde mahallelerden seçilen delegelerin ilçeleri belirlediği, ilçelerden seçilen delegelerin kendilerini seçtiği bir durumda görevlerini yapmaktaydılar ve oldukça başarılı isimler kendi illerinde."
Emre, atama süreçlerinde yaşanan sıkıntılara da dikkat çekerek şöyle konuştu:
"Tabii burada şimdi bazı örnekler vereceğim. Aslında bizim başından beri söylediğimiz, ifade ettiğimiz, o Saray'la işbirliği içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin zayıflatılmasına ve yok edilmesine amaçlanan, seçim başarısızlığı amaçlanan atamaların olduğunu da göreceğiz şimdi. Birazdan o işbirliği aslında çok net ifade edilmiş olacak."
“26 ilde 6 atama yapıldı” iddiası
Emre, 26 ilde görevden alma yapılmasına rağmen yalnızca 6 ilde atama gerçekleştirilebildiğini belirtti:
"Ama burada şunun da altını çizelim; bakın 26 il görevden alındı ve bu 26 il içerisinde altısına il başkanı atayabildiler. Çünkü birçok ilde, mesela Manisa'da 18. kişi oldu teklif ettikleri, il başkanlığını kabul etmiyor."
Eskişehir’e ilişkin süreci de örnek gösteren Emre, şu ifadeleri kullandı:
"İşte Eskişehir'de 10'dan fazla isim oldu. . Farklı illerde sürekli 'gelin il başkanlığını kabul edin' diye tekliflerde bulunuyor ancak olumsuz cevap aldıklarını duyuyoruz, görüyoruz değerli arkadaşlar. Bakın yani bu görevden alınan iller içerisinde öyle yerler var ki yerine atama yapılmayan, yani deniyor ki 'burası boş kalsın daha iyi'. Hani atamanın, görevden almanın hukuksuzluğu bir tarafa 'boş kalsın daha iyi' diyor."
“Saray ile işbirliği” vurgusu
Emre, sürecin siyasi bir planın parçası olduğunu ileri sürerek sert ifadeler kullandı:
"Şimdi burada hani şöyle bir söz vardı ya; 'Efendim dava açanla bizim bir alakamız yok, biz bu işin tarafı değiliz, haberimiz de yoktu mahkeme karar verdi.' deniyor ya mutlak butlan kararına... Mutlak butlanla ilgili dava açan, daha öncesinde partinin adı da Yerli ve Milli Parti olan Onun Genel Başkan Yardımcısı, davayı açan avukat ve dün itibarıyla Ankara İl Yöneticisi olarak ataması yapıldı. Yani partinin, butlan yönetiminin hiçbir ilgisi yok ya davayı açan tarafla, geldi orada yönetici oldu."
Atamalar ve siyasi tartışmalar
Emre, bazı isimlerin il yönetimlerine atanmasını da eleştirerek şu iddialarda bulundu:
"Peki, bizim belediye başkanımız Gülşah Başkan'ın kemiklerini sızlatan, ona iftiralar atan, ailesini, sevenlerini kahreden çok kirli iftiralar atan bir diğer Gizem isimli hanımefendi nerede? O da Ankara İl Yöneticisi yapıldı."
Adana ve Çanakkale üzerinden örnekler veren Emre, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Peki değerli arkadaşlar bakın, Adana'da aday gösterilmeyince Çukurova'da, gidip de İYİ Parti'nin adayı olup partimize kaybettirmek için çalışan, Zeydan Karalar'la ilgili 'en başarısız belediye başkanı' diyen, partimizi kötüleyen, 'CHP sandığa gömülecek' diyen kişiyi Genel Sekreter Yardımcısı yaptılar. Değil mi, ne güzel görünüyor işbirliği?"
"Çanakkale'de Cumhuriyet Halk Partisi yıllardan beridir birinci parti. Ve bütün, neredeyse bütün belediye başkanlıklarını da kazanır. Çanakkale'de Gelibolu Cumhuriyet Halk Partisi aday adayı... Aday yapılmayınca gidip İYİ Parti'den aday oldu, 3500 oy aldı."
"Gelibolu'yu kaybeden İl Başkanlığıyla ödüllendirildi"
"Gelibolu'yu Cumhuriyet Halk Partisi 300 civarında bir oyla kaybetti, Adalet ve Kalkınma Partisi'ne gitti. Bu kişi şu anda Çanakkale İl Başkanı olarak görevlendirildi. Ödüllendirildi. Yani aslında aradaki ilişki çok berrak bir şekilde ortaya çıkıyor günbegün. Bir yandan mutlak butlan için dava organizasyonu yapanlar, algı oluşturmaya çalışanlar, Saray desteği, ortadaki karar, karar sonrası yapılan görevlendirmeler..."




