Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yaşanan Parti Meclisi (PM) istifalarının ardından parti içinde “yetki ve kurultay” tartışması derinleşti. Mutlak butlan kararı sonrası yeniden gündeme gelen iç kriz, hem PM’nin işleyişi hem de olağanüstü kurultay süreci üzerinden yeni bir siyasi gerilime dönüştü. Parti içinde iki ayrı yaklaşımın öne çıktığı süreçte, taraflardan karşılıklı açıklamalar geldi.
Parti Meclisi istifaları sonrası kritik toplantı
Parti Meclisi’nde yaşanan istifaların ardından kalan üyeler, Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Toplantıya ilişkin yapılan değerlendirmelerde, PM’nin mevcut yapısıyla çalışmalarını sürdürebileceği ifade edildi. Açıklamalarda, istifaların Parti Meclisi’nin işleyişini durdurmayacağı görüşü öne çıktı. Bu kapsamda olağanüstü kurultay çağrısının da hukuken mümkün olmadığı savunuldu. Parti içinde yaşanan gelişmelerin, örgüt yapısını doğrudan etkilediği belirtiliyor.
“Olağanüstü kurultay mümkün değil” görüşü
Toplantı sonrası yapılan açıklamalarda, Parti Meclisi’nin işlevini kaybetmediği ve çalışmalarına devam ettiği vurgulandı. Özellikle üye sayısındaki düşüşün kurultay sürecini otomatik olarak zorunlu hale getirmediği ifade edildi. Kılıçdaroğlu’na yakın isimler, tüzük hükümlerinin farklı yorumlanamayacağını savundu. Bu nedenle olağanüstü kurultay talebinin mevcut şartlarda geçerli olmadığı belirtildi. Bunun yerine olağan kurultay sürecine ilişkin bir yol haritası hazırlanacağı aktarıldı.
Özel kanadı: Kurultay zorunluluk haline geldi
Özgür Özel’e yakın isimler ise istifaların ardından Parti Meclisi’nde üye sayısının kritik eşik altına düştüğünü savundu. Bu görüşe göre, tüzük gereği 45 gün içinde olağanüstü kurultaya gidilmesi gerekiyor. İstifaların, parti içi dengeyi değiştirmeye yönelik bir adım olduğu değerlendirmesi yapıldı. Özel kanadı, PM ve MYK’nın hukuken düştüğünü öne sürdü. Bu nedenle kurultay sürecinin zorunlu hale geldiği ifade ediliyor.
Tüzük ve yetki tartışması derinleşiyor
Parti tüzüğünün ilgili maddelerine atıf yapan taraflar, farklı yorumlar üzerinden karşı karşıya geldi. Tüzükte, üçte iki çoğunluğun altına düşülmesi halinde genel başkanın 45 gün içinde kurultayı toplama yükümlülüğü bulunduğu belirtiliyor. Ancak Kılıçdaroğlu kanadı bu yorumun mevcut durumda uygulanamayacağını savunuyor. Özel kanadı ise bunun bağlayıcı bir hüküm olduğunu vurguluyor. Tartışma, parti içi yetki alanlarını da doğrudan gündeme taşıdı.
MYK toplantısı ve yol haritası beklentisi
Kılıçdaroğlu yönetimi, 12 Haziran’da Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı yapılacağını açıkladı. Bu toplantıda olağan kurultay sürecine ilişkin yol haritasının netleştirilmesi bekleniyor. MYK’nın parti tüzel kişiliğini ilgilendiren tüm süreçlerde yetkili olduğu ifade edildi. Parti içinde bu toplantının kritik bir eşik olacağı değerlendiriliyor. Alınacak kararların sürecin yönünü belirlemesi bekleniyor.
Parti Meclisi’nin yapısı ve yetkileri
Parti Meclisi, CHP’de genel başkan ve kurultay tarafından seçilen 60 üyeden oluşuyor. Acil durumlar dışında iki ayda bir toplanan PM, parti politikalarının belirlenmesinde en üst karar organı olarak görev yapıyor. Bütçe, seçim bildirgeleri ve aday listeleri gibi kritik kararlar bu kurulda şekilleniyor. Ayrıca hükümet kurma ya da koalisyon süreçlerine ilişkin kararlar da PM tarafından değerlendiriliyor. Yaşanan istifalar sonrası bu yapının işleyişi parti içinde tartışma konusu haline geldi.





