Manisa’da 2026-2027 zeytin sezonu, üreticilerin fiyat ve maliyet tartışmalarıyla başladı. Türkiye genelinde zeytin üretiminde önemli artış beklenirken alım fiyatlarının gerilemesi, özellikle Akhisar ve çevresindeki üreticileri zor durumda bıraktı. Üreticiler, mevcut fiyatların hasat işçiliği ve diğer üretim giderlerini karşılamadığını belirterek fiyatların yeniden değerlendirilmesini istiyor.
Akhisar’da üreticiler hasada ara verdi
Akhisar’ın Zeytinliova Mahallesi’nde, alım fiyatlarının maliyetleri karşılamadığı gerekçesiyle üreticiler hasada ara verme kararı aldı. Ekim ayının ikinci haftasında alınan karar kapsamında üreticilerin bir hafta boyunca zeytin toplamaması, komisyoncuların da alımları durdurması kararlaştırıldı.
Tepkiye çevre mahallelerden ve komisyonculardan da destek geldiği belirtilirken, eleklerin kapatıldığı ve büyük firmalara ürün akışının kesildiği aktarıldı. Üreticiler, emeklerinin karşılığını alabilecekleri bir fiyat düzenlemesi yapılmasını talep ediyor.
Manisa, Türkiye’nin önemli zeytin üretim merkezlerinden biri
Manisa Ticaret Borsasının 1 Ekim 2026’da düzenlediği zeytinyağı sektörü toplantısında paylaşılan verilere göre, kentteki zeytin ağacı sayısı 2023’te yaklaşık 30 milyon seviyesindeyken 2026 itibarıyla 38 milyona ulaştı.
Manisa’nın Türkiye’deki yağlık zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 17’sini, sofralık zeytin üretiminin ise yüzde 22’sini karşıladığı belirtildi. Kentin tarımsal üretimindeki önemli payına rağmen artan işçilik, gübre, ilaçlama, sulama, budama ve nakliye giderleri üreticinin kazancını baskılıyor.
Türkiye genelinde zeytin üretiminde yüzde 55,7 artış bekleniyor
Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı Bitkisel Üretim İlk Tahmini’ne göre, Türkiye’de zeytin üretiminin 2 milyon 450 bin tondan 3 milyon 814 bin tona yükselmesi bekleniyor. Bu tahmin, geçen yıla göre yüzde 55,7’lik artışa işaret ediyor.
Ancak söz konusu rakamın Türkiye geneline ilişkin ilk tahmin olduğu, kesinleşmiş üretim miktarı anlamına gelmediği belirtiliyor. Manisa’nın nihai zeytin ve zeytinyağı rekoltesinin de ulusal tahminle aynı kabul edilemeyeceği vurgulanıyor.
Üretimdeki artış beklentisi, piyasaya daha fazla ürün sunulabileceğine işaret ederken üreticiler, arzın yükselmesiyle fiyatların daha da düşmesinden endişe ediyor.
Zeytin fiyatları 80 TL’den 50 TL seviyelerine geriledi
Akhisar’da özellikle sofralık Domat zeytininde açıklanan alım fiyatları üreticilerin tepkisine neden oldu. Tarım-Sen Genel Başkanı Umut Kocagöz’ün açıklamasına göre, sezon başında 80 TL seviyesinde olan fiyatlar zamanla 70, 60 ve 50 TL seviyelerine kadar geriledi.
Farklı kalibrelerdeki zeytinler için ise 20-30 TL aralığındaki fiyatların gündeme geldiği ifade edildi. Üreticiler, özellikle hasat işçiliğinin maliyetli hâle geldiğini ve bazı ürün gruplarında satış gelirinin zeytini toplama giderini bile karşılamadığını savunuyor.
Üreticiler, fiyatların belirlenmesinde ürünün kalitesi ve kalibresinin yanı sıra üretim maliyetlerinin de dikkate alınmasını istiyor.
Ticaret Borsasından markalaşma ve destek vurgusu
Manisa Ticaret Borsasının düzenlediği toplantıda, zeytin ve zeytinyağı sektörünün maliyet sorunları ile uluslararası rekabet koşulları da ele alındı. Borsa Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, işçilik ve işleme giderlerinin üreticiler üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat çekti.
İspanya, Tunus ve Fas gibi ülkelerin daha düşük işleme maliyetleriyle uluslararası pazarlarda rekabet avantajı elde edebildiği belirtilirken, üreticilerin ve ihracatçıların rekabet gücünü koruyabilmesi için destek ve prim mekanizmalarının önemi vurgulandı.
Zeytinyağında markalı ve ambalajlı ürünlerin yaygınlaştırılması, uygun depolama koşullarının sağlanması ve ürünün katma değerinin artırılması da çözüm önerileri arasında yer aldı.
Üreticiler maliyetleri karşılayacak fiyat istiyor
Manisa’daki zeytin üreticilerinin temel talepleri arasında maliyetleri karşılayacak alım fiyatları ve üretimin sürdürülebilirliğini sağlayacak destekler bulunuyor. Mazot, gübre, ilaçlama, budama ve işçilik giderlerinin azaltılmasına yönelik desteklerin artırılması isteniyor.
Kooperatiflerin alım, işleme ve pazarlama süreçlerinde daha etkin rol üstlenmesi, üreticilerin pazarlık gücünün artırılması ve markalı ürün satışının yaygınlaştırılması da çözüm önerileri arasında gösteriliyor.
Üreticiler açısından bir diğer önemli konu ise tarlada oluşan fiyatla tüketicinin ödediği tutar arasındaki farkın ortaya konulması. Sektörde fiyat oluşumunun daha şeffaf hâle getirilmesi ve üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi, yeni sezonun en önemli beklentileri arasında yer alıyor.




