Manisa'nın eğitim yaşamını sarsan bir nakil skandalı gün yüzüne çıktı. Eğitim-İş Sendikası tarafından ortaya çıkarılan nakil olayı, eğitim sisteminin çürümesinin ve keyfi uygulamaların ne kadar yaygınlaştığının bir göstergesi oldu. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, “Bu durum, eğitimde keyfi yönetimin sonucudur. Eğitim sistemine güven, adım adım değil; koşar adım çökertiliyor.” diyerek skandalı Meclis’e taşıyan isim oldu.
Skandalı gerçekleştiren kişi Muradiye Cumhuriyet Ortaokulu Müdürü ve Eğitim Bir-Sen eski Yunusemre İlçe Başkanı. Hiçbir doğal afet mağduriyeti bulunmadığı bilinen bu kişinin çocuğu, Nakil ve Yerleştirme Komisyonu eliyle Fatih Anadolu Lisesi’ne “Doğal Afet Sebebiyle Yerleştirme” maddesi kullanılarak yerleştirildi. Olayın ortaya çıkmasının hemen ardından öğrenci aceleyle özel bir okula nakledildi. Bakıroğlu bu tabloyu “Yurttaşın çocuğu sınav stresiyle boğuşurken, birileri kapı arkasından puanları yetmediği okullara sokuluyor. Bu, sadece usulsüzlük değil; eğitimde ciddiyetinin çöküşüdür.” sözleriyle vurguladı.
“LGS'de şaibe yerleştirmede torpil''
LGS’ye dair şaibelerin tartışıldığı bir atmosferde ortaya çıkan bu olayın, Bakanlığın denetim mekanizmalarını tamamen işlevsiz bıraktığını belirten Bakırlıoğlu, “Ortaya çıkan bu durum sonrası acaba depremden bu yana hak etmeyen kaç kişi bu şekilde deprem mağduriyeti olmadığı halde okullara yerleştirildi diye düşündürüyor. Bakanlığın, acilen tüm komisyon kararlarını denetlemesi lazım ” ifadelerini dile getirdi.
Ayrıca Bakırlıoğlu, Tekin'e şu soruları sordu;
Yerleştirme kararı hangi tarihte, kimlerin imzasıyla ve hangi gerekçeler yazılarak alınmıştır?
Bu açık usulsüzlükte adı geçen müdür ve ilgili komisyon üyeleri hakkında ilgili il milli eğitim müdürlüğü ve Bakanlığınız soruşturma başlatmış mıdır? Bu kişiler hala görevlerine devam etmekte midir?
Buna benzer suistimallerin olduğuna dair geçmişte de basında haberler yer almıştı. Deprem mağduriyeti gerekçesiyle suistimal edilen başka bir olay olup olmadığı saptanmış mıdır? Bu konuda daha önce açılmış bir soruşturma var mıdır? Bu olayı göz önüne alarak yerleştirmelerin denetimiyle ilgili bir çalışma yapmayı düşünür müsünüz?
“Doğal Afet Sebebiyle Yerleştirme” maddesinin kullanıldığı bu somut olayda öğrenci için hangi gerekçelerle doğal afet mağduriyeti tanımlanmıştır? Bakanlığınız bu kriterlerin oluşup oluşmadığını incelemiş midir?
Yerleştirme sürecinde kullanılan belgeler, beyanlar ve komisyon kararları nelerdir?
Son dört yıl içinde Türkiye’de “Doğal Afet Sebebiyle Yerleştirme” gerekçesiyle yerleştirmesi yapılan kaç öğrenci yerleştirmesi vardır?
Nakil ve Yerleştirme Komisyonlarının son dört yıla ait tüm kararlarının yeniden incelenmesi yönünde Bakanlığınız herhangi bir çalışma başlatmış mıdır?
“Eğer soruşturma yoksa, bu skandalın siyasi sorumlusu MEB’dir”
Bakırlıoğlu açıklamasını, “Eğer bu rezaletin üzeri örtülürse, bu sadece birkaç kişinin değil; Bakanlığın bizzat kendisinin siyasi sorumluluğudur. Bir an önce soruşturma sonuçlandırılması ve kamuoyuyla açıkça paylaşılması gerekiyor” sözleriyle tamamladı.




