Küçük atölyesinde çalışmalarını sürdüren İlbey, ustasından öğrendiği tekniklerle deriyi özel kalıplarla şekillendirerek körüklü ve körüksüz efe çizmesi yapıyor. Sipariş üzerine üretim yapan usta, ürünlerinin özellikle folklor ekipleri, Yörük Türkmen dernekleri ve devecilikle uğraşan vatandaşlar tarafından tercih edildiğini belirtiyor. Yaklaşık 15 yıldır körüklü efe çizmesi üreten İlbey, Türkiye’de bu mesleği sürdüren usta sayısının her geçen gün azaldığını ifade ediyor.
“Bir kültürü yaşatmaya çalışıyoruz”
Mesleğinin sadece bir zanaat olmadığını vurgulayan İlbey, körüklü çizmenin Yörük ve efe kültürünün önemli bir parçası olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Kaybolmaya yüz tutmuş bu mesleği yaşatmaya çalışıyoruz. Körüklü çizmelerimizi hakiki anilin dana derisinden üretiyoruz. İç kısmında sahtiyan dediğimiz özel bir deri, tabanında ise kösele kullanıyoruz. Hem kültürümüze hizmet ediyoruz hem de bu geleneğin devam etmesi için mücadele veriyoruz. Ancak artık çırak yetişmiyor. Eskiden atölyelerde birkaç çırak olurdu, şimdi ise bu mesleğe ilgi azaldı.”
100 yıllık kalıplarla üretim
Körüklü çizme yapımında kullanılan “gamba” adı verilen kalıpların yaklaşık 100 yıllık olduğunu belirten İlbey, bu kalıpların üretimde vazgeçilmez olduğunu söyledi.
Gürgen ağacından yapılan kalıplarla şekillendirilen çizmelerin, özel tekniklerle körüklü hâle getirildiğini ifade eden usta, “Bu kalıplar olmadan üretim yapmak mümkün değil. Çizmeye önce boru formu veriyoruz, ardından el işçiliğiyle körük işlemini gerçekleştiriyoruz” dedi.

Kültürel mirasın parçası
Efe çizmesinin, Yörük kültürünün yanı sıra halk oyunları ekipleri, deveciler ve cirit sporuyla ilgilenenler tarafından da kullanıldığını belirten İlbey, bu ürünün geleneksel kıyafetlerin vazgeçilmez bir parçası olduğunu söyledi. Ancak mesleğin geleceğinden endişe duyduğunu dile getiren İlbey, Türkiye genelinde bu işi yapan usta sayısının 3-4 kişiye kadar düştüğünü ifade etti.





