Milli Eğitim Bakanlığı’nın ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ kapsamında ilkokul 1 ve 2’nci sınıflarda karne uygulamasını kaldırarak yerine getirdiği ‘Öğrenci Gelişim Raporu’ kamuoyunda tartışma yarattı. Yeni uygulamada, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafı, İstiklal Marşı ve Gençliğe Hitabe’nin yer almaması Eğitim-İş Manisa 1 No’lu Şube Başkanı Lale Kale tarafından sert şekilde eleştirildi.
Manisa’da ilkokul 1 ve 2’nci sınıflarda karne uygulamasının kaldırılarak getirilen “Öğrenci Gelişim Raporu”, içeriği nedeniyle kentte geniş bir tartışma başlattı. Raporda Atatürk fotoğrafı, İstiklal Marşı ve Gençliğe Hitabe’ye yer verilmemesi, Eğitim-İş Manisa 1 No’lu Şube Başkanı Lale Kale’nin tepkisine neden oldu.
Cumhuriyet Değerlerine Yönelik Eleştiriler
Eğitim-İş Manisa 1 No’lu Şube Başkanı Lale Kale, söz konusu değişikliğin pedagojik gerekçelerle açıklanamayacağını belirterek şunları söyledi:
“Bu değişiklik, teknik bir ölçme-değerlendirme düzenlemesi olmanın çok ötesinde; pedagojik kılıflar ardına gizlenerek Cumhuriyet değerlerini sistematik şekilde tasfiye etme girişimidir. Karne yerine verilecek bu belgelerden Atatürk imgelerinin kaldırılması; kararın pedagojik değil ideolojik bir doğrultuda alındığının en somut göstergesidir.”
Gelişim raporları ve pedagojik riskler
Yeni sistemin pedagojik açıdan ciddi riskler barındırdığını söyleyen Kale, gelişim raporlarının çocukları desteklemek yerine "damgalama" işlevi gördüğünü dile getirdi:
“Bir kazanımın olumsuz işaretlenmesi, velinin gözünde çocuğu ‘sorunlu’ hale getirebilir. Bu raporlar öğrenciyi güçlendirmez, etiketler.”
Ayrıca raporların çok karmaşık olduğunu vurgulayan Kale, onlarca kazanımın yer aldığı bu belgelerin ne veli ne de öğrenci tarafından tam olarak anlaşılamayacağını, bunun da belirsizliği artıracağını belirtti.
Öğretmenler üzerindeki bürokratik yük ve karne kültürünün önemi
Uygulamanın öğretmenler üzerinde oluşturduğu bürokratik yüke dikkat çeken Kale, çarpıcı rakamlar paylaştı:
“Yalnızca 2. sınıf Türkçe dersinde bir öğretmenin, her öğrenci için 87 kazanımı işaretlemesi gerekmektedir. 35 kişilik bir sınıfta bu, 3.045 işaretleme anlamına gelmektedir. Üçüncü sınıfta bu sayı 9.135’e çıkmaktadır. Diğer derslerle birlikte düşünüldüğünde bu durum, öğretmenin günler süren bir bürokratik yük altında bırakılması demektir. Öğretmen evrak memuru değildir. Öğretmenin zamanı ve emeği, öğrencinin öğrenmesini desteklemek yerine evrak doldurmaya harcanmaktadır.”
Kale, karne geleneğinin ve karne alma kültürünün ortadan kaldırıldığını da vurgulayarak, “Karne; öğrenciler için motivasyon, aileler için anlam ve eğitim hayatı için hafıza taşıyan bir belgedir. Gelişim Raporları bu kültürü yok etmektedir” dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulunan Kale, sözlerini şöyle tamamladı:
“Millî Eğitim Bakanlığı’nı bu uygulamadan derhal vazgeçmeye ve karne uygulamasını sürdürmeye çağırıyoruz. Kazanımların kazanılıp kazanılmadığına ilişkin değerlendirmeler ise öğretmenin öğrenci dosyasında yer almalı; veli görüşmelerinde ve denetimlerde kullanılacak yardımcı belgeler olarak kalmalıdır. Bu raporlar hiçbir biçimde dönem ortası ya da dönem sonu ölçme-değerlendirme belgesi olarak kabul edilmemelidir.”





