GÜNDEM

Okullara yönelik silahlı saldırılar sonrası uzman uyarısı: Toplumsal ve psikolojik kriz büyüyor

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da eğitim kurumlarına yönelik silahlı saldırıların ardından uzmanlar, olayların yalnızca güvenlik değil, aynı zamanda derin bir psikolojik ve toplumsal sorun olduğunu vurguluyor.

Yeliz Arda, yaşanan olayların ardında çok katmanlı psikolojik dinamikler bulunduğunu belirterek, gençlerde artan yalnızlaşma ve aidiyet eksikliğinin risk oluşturduğunu ifade etti. Arda, ailesinden ve sosyal çevresinden yeterli destek alamayan bireylerin şiddet içerikli alt kültürlere daha açık hale geldiğini belirterek şiddetin öğrenilebilir bir davranış olduğuna dikkat çekti.

Dijital içerikler şiddet algısını etkiliyor

Uzman psikolog Arda, dijital dünyanın gençler üzerindeki etkisine de dikkat çekti. Şiddet içerikli oyunlar, filmler ve müziklerin gençlerde şiddetin normalleşmesine yol açabileceğini belirterek, bazı bireylerin bu davranışları “intikam” ya da “tanınma” aracı olarak gördüğünü söyledi.

Psikolojik ve nörolojik etkenler de rol oynuyor

Arda, saldırganlık davranışlarının yalnızca dijital etkilerle açıklanamayacağını, travmalar, depresyon, kişilik bozuklukları ve bazı psikiyatrik rahatsızlıkların da süreci etkileyebileceğini ifade etti. Bu tür durumlarda profesyonel psikolojik ve tıbbi destek gerektiğini vurguladı.

Erken uyarı işaretleri kritik önem taşıyor

Uzmanlara göre ani davranış değişiklikleri, sosyal izolasyon, öfke patlamaları, şiddete ilgi, sosyal medyada agresif paylaşımlar ve “yaşamak istemiyorum” gibi ifadeler önemli risk sinyalleri arasında yer alıyor. Arda, bu tür işaretlerin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini belirtti.

“Okullar sadece akademik değil psikolojik olarak da yönetilmeli”

Eğitim sisteminde sadece fiziksel güvenliğin yeterli olmadığını vurgulayan Arda, okullarda psikolojik risk taramalarının yapılması gerektiğini söyledi. Ayrıca ailelerin sürece daha aktif dahil olması gerektiğini ifade etti. Rehberlik servislerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Arda, ruh sağlığı hizmetlerinin bir tercih değil, zorunlu bir sistem unsuru olduğunu dile getirdi.