Yaz döneminin sona ermesiyle birlikte birçok kişinin günlük yaşamında olduğu gibi beslenme alışkanlıklarında da yeniden düzene girme dönemi başladı. Tatiller, geç saatlerde yenilen öğünler, sosyal etkinlikler ve uyku saatlerindeki değişiklikler, yaz boyunca normal beslenme düzeninin dışına çıkılmasına neden olabiliyor.
İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir Diyetisyeni Şeyma Dinç, yaz sonrasında eski rutine dönmek isteyenlerin bunu kısa sürede katı kurallarla yapmak yerine aşamalı bir geçişle gerçekleştirmesi gerektiğini belirtti. Dinç, özellikle öğün atlayarak veya çok düşük kalorili beslenerek yaz aylarında alınan kiloların telafi edilmeye çalışılmasının doğru olmadığını söyledi.
Geç saatlerdeki öğünler erkene çekilebilir
Yaz boyunca gece geç saatlerde yemek yemeye alışanların öğün saatlerini bir anda değiştirmesine gerek olmadığını belirten Dinç, düzenlemenin birkaç gün içinde kademeli olarak yapılabileceğini ifade etti.
Akşam yemeğinin belirli aralıklarla daha erken saatlere alınabileceğini söyleyen Dinç, gün içerisinde uzun süre aç kalınmamasını ve gece atıştırmalarının azaltılmasını önerdi. Yeterli miktarda su içmenin de yeni düzene geçişi kolaylaştırabileceğini kaydetti.
Aç kalarak kilo verme çabası ters tepebilir
Yaz boyunca fazla tüketilen yiyecekleri dengelemek amacıyla kahvaltı veya diğer öğünlerin tamamen çıkarılmasının doğru olmadığına dikkat çeken Dinç, uzun süreli açlığın sonraki öğünde kontrolsüz tüketimi beraberinde getirebileceğini belirtti.
Dengeli porsiyonlar oluşturulmasını öneren Dinç, sebze ve protein kaynaklarının beslenmede daha fazla yer alabileceğini, fiziksel aktivitenin artırılmasının da sürece katkı sağlayacağını söyledi. Dinç'e göre önemli olan tek tek öğünleri telafi etmeye çalışmak yerine genel beslenme alışkanlığını zaman içerisinde düzene sokmak.
"Detoks" adı altında aşırı kısıtlamaya gerek yok
Tatilden dönen kişilerin kısa sürede kilo vermek amacıyla yalnızca meyve veya sebze suyu tüketmesi ya da uzun süre aç kalması gibi yöntemlere yönelmemesi gerektiğini belirten Dinç, vücudun yeniden dengeli bir beslenme düzenine geçirilmesini tavsiye etti.
Günlük beslenmede sebze, meyve, protein kaynakları, tam tahıllı ürünler ve uygun porsiyonların bulunması gerektiğini belirten Dinç, yeterli su tüketiminin de ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Fazla kilolar için hızlı çözümlerden uzak durulmalı
Yaz döneminde birkaç kilo alan kişilerin bunu kısa sürede vermeye çalışmak yerine sürdürülebilir bir düzen oluşturması gerektiğini belirten Dinç, çok düşük kalorili beslenmenin çeşitli sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu.
Dinç, hızlı kilo verme girişimlerinin kas ve sıvı kaybına, yorgunluğa ve daha sonra verilen kiloların yeniden alınmasına neden olabileceğini söyledi. Bu nedenle porsiyonların yeniden değerlendirilmesi, dengeli beslenmeye dönülmesi ve düzenli egzersizin günlük yaşama dahil edilmesini önerdi.
Susamayı beklemeden su içilmeli
Sonbahar döneminde de sıvı tüketiminin düzenli şekilde sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Dinç, susama hissinin ortaya çıkmasını beklemeden gün içerisinde belirli aralıklarla su içilmesini tavsiye etti.
Günlük sıvı ihtiyacının karşılanmasında temel içeceğin su olması gerektiğini belirten Dinç, çay ve kahvenin suyun yerini tutmadığına dikkat çekti.
Okula dönen çocukların beslenmesi de düzenlenmeli
Yeni eğitim öğretim döneminin başlamasıyla çocukların beslenme alışkanlıklarında da düzene ihtiyaç duyulduğunu belirten Dinç, özellikle kahvaltının atlanmaması gerektiğini söyledi.
Beslenme çantalarının farklı besin gruplarını içerecek şekilde hazırlanabileceğini belirten Dinç; meyve, sebze, yoğurt, yumurta, peynir, tam tahıllı ekmek ve kuruyemiş gibi seçeneklerin değerlendirilebileceğini ifade etti.
Paketli ürünler, şekerli içecekler ve tatlıların tamamen yasaklanması yerine tüketim sıklığının sınırlandırılmasını öneren Dinç, çocukların dengeli alternatiflere yönlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Yeni düzene küçük değişikliklerle geçilmeli
Yaz sonrasında beslenme alışkanlıklarını değiştirmek isteyenlerin tüm rutinlerini aynı anda değiştirmeye çalışmaması gerektiğini belirten Dinç, küçük ve sürdürülebilir adımların önemine dikkat çekti.
Düzenli uyku ve öğün saatlerinin oluşturulması, yeterli su tüketimi, dengeli beslenme, porsiyon kontrolü ve fiziksel aktivitenin günlük yaşamın parçası haline getirilmesi gerektiğini belirten Dinç, kalıcı bir düzen için katı yasaklar yerine sürdürülebilir alışkanlıkların benimsenmesini önerdi.
